Asi Kızlara Uykudan Önce Hikayeler | Kitap Yorumu

by - Haziran 18, 2017



Bu kitabı okurken fark ettiğim bir şey oldu. Bir gün kızım olduğunda ona yıllarca prensinin onu uykudan uyandırmasını, ayakkabısının tekini getirmesini, boğazına takılan zehirli elmayı çıkartmasını, upuzun kulesinden kurtarmasını bekleyen prenseslerin masallarını okumak istemiyorum. Tam olarak bu kitaptakiler gibi sonuna kadar inandığı şeylerin arkasında duran, hayallerinin peşini bırakmayan ve başka biri tarafından kurtarılmaya ihtiyacı olmayan kadınların masallarını okumak istiyorum. Beyaz atlı prensini beklemek zorunda olmadığını, kendi kendinin ve hatta başkalarının da kahramanı olabileceğini öğretmek istiyorum. Bu kitapta dünyanın her yerinden altmış farklı kadın tarafından illüstrasyonları yapılmış, çeşit çeşit ülkelerden, dinlerden, ırklardan olan yüz kadının olağanüstü yaşamlarının hikayeleri masalsı bir dille anlatılıyor. Çocuklara hitaben yazılmış gibi olsa da bence her yaşa hitap ediyor.

Bu başarılı kadınların hikayeleriyle kitabın amacı bize daha çok çabalamaktan, daha büyük hayaller kurmaktan, daha yüksekleri hedeflemekten korkmamamız ve kendimize inanmaktan asla vazgeçmememiz gerektiğini hatırlatmak. Önlerine çıkan onlarca engele rağmen pes etmeyen ve hepsine cesurca göğüs geren bu kadınları okudukça siz de hangi cinsiyetten olursanız olun kendinizi daha güçlü ve cesur hissedeceğinize eminim. Hikayelerin bazılarını tüylerim diken diken okudum, bazılarında gözlerim doldu, bazılarında öfkelendim, bazılarında inanılmaz mutlu oldum ama istisnasız her birinde gururlandım.

Ülkesinin kadınların oy hakkı sahibi olduğu ilk ülke olmasını sağlayan Kate Sheppard'dan, tarihteki ilk bilgisayar programını yazan Ada Lovelace'e, fikirleri yüzünden yirmi bir yılını kendi evinde hapis geçirdikten sonra özgür kaldığında ülkesinin lideri seçilen Ang San Su Çi'den, Mısır tarihindeki bütün firavunlardan daha uzun süre saltanatta kalan ve hepsinden daha başarılı olan Hatşepsut'a kadar daha önce bilmediğim bir çok başarılı kadın öğrendim ve her biri bana ilham kaynağı oldu. Kristin Hannah'ın çok sevdiğim bir romanı olan Bülbül'ü okuyan varsa oradaki iki cesur kız kardeşi bilirler; Isabelle ve Viann. Bu kitabı okurken farkettim ki o iki karakter tamamen kurgu değilmiş. Bayıldığım o iki karakterin bu kitapta da yer alan Irena Sendlerowa ve Nancy Wake ve kitapta yer almayan Andree de Jongh gibi gerçek kadınların hikayelerinden esinlenildiğini Kristin Hannah da bir kaç ropörtajında dile getirmiş. Zaten beni çok etkilemiş bir kitap olan Bülbül'ün bir de gerçek kadın kahramanlardan unsurlar içermesi beni bir kat daha etkiledi.


Ne kadar çok beğendiğimden anlayacağınız üzere bu kitabı herkese gönül rahatlığıyla tavsiye edebilirim. Bu kitap kendi çocuğum olduğunda başucu kitabımız olacak orası belli ama ben o zamanları beklemeden bir tane de küçük kuzenime almaya karar verdim. Kendisi büyüyünce itfaiyeci olmak isteyen küçük bir kız ve ona kız olduğu için itfaiyeci olamayacağını söyleyenlere karşı ben de bu kitabı okuyacağım. Kim bilir belki büyüyene kadar onlarca kez ne olmak istediğiyle ilgili fikrini değiştirir ama hiçbir kız çocuğu cinsiyetinin hayallerinin önünde engel olacağını düşünerek ve sırf bu yüzden cesareti kırılarak büyümemeli. Çünkü aslında kadın-erkek farketmez, bir insan yeterince isterse her şeyi başarabilir. 

You May Also Like

0 yorum