Kendi Kendinizi Motive Edin | Hukuk Yazıları #1

by - Haziran 15, 2017

Yorgun olduğunuzu biliyorum, bazenleri hem fiziksel hem de zihinsel olarak tükenmiş hissettiğinizi biliyorum. Bazen yapılacaklar listenize bir bakıyorsunuz ve motivasyonunuz Speedy Gonzales'in koşuşundan daha hızlı gidiyor. Unutmamanız gereken şey herkes bazen böyle hissediyor. Her gün azimle düzenli çalışanlar da, ortalaması 3,5 üstü olanlar da, haftada 4 gün spor yapanlar da bazen hiçbir şey yapmak istemiyor. İşte bu insanların tek farkı kendilerini motive etmeyi bilmeleri ve kalkıp ne yapmaları gerekiyorsa onu yapmaları.



1. Uzun vadeli bir hedefiniz olsun.
Hedef koymanın gücünü ve sağladığı motivasyonu ne kadar anlatsam az. Bu konuyu uzun vadeli hedef olarak burada ve kısa vadeli hedefler olarak bir sonraki maddede açacağım. Uzun vadeli hedefiniz size ona ulaşmak için ne gerekiyorsa yapmanızı, ne gerekiyorsa vermenizi sağlayacak motivasyonu verir. Sizin "Başardım!" diyeceğiniz an hangisi? Baro Başkanı'nın yanında ilk cübbenizle birlikte avukatlık ruhsatınızı tuttuğunuz an mı, ilk hastanızı iyileştirdiğiniz veya bir çocuğa okumayı öğrettiğiniz an mı? Benim anım bana "Hukuk mu istiyorsun, kazan da görelim.", "Kazanmakla bitmiyor canım o iş, kaç senede mezun olursun artık Allah bilir.", "3 senede hukuk bitiricekmiş, sen uzatmadan mezun ol da öp başına koy." ve bunların bilimum türevlerini söyleyenlerin karşısına diplomamla dikildiğim ve onca zaman hedeflerimi duyduklarında suratlarındaki dalga geçer gülüşün aynısıyla onlara baktığım andı. O gün eve gittim ve panoma "The greatest pleasure in life is doing what people say you can not do. (Hayattaki en büyük haz insanların yapamazsın dediği şeyi yapmaktır.)" yazdım. İşte her canım çalışmak istemediğinde bunu düşündüm. Onları haksız çıkarmayı ne kadar çok istediğimi ve başaramazsam bana yine o "Ben demiştim yapamazsın diye." bakışını atacaklarını düşündüm. Sonra da masamın başına geçtim. Şimdi de yeni hedeflerime yürüyorum.

2. Kısa vadeli hedefleriniz olsun.
Kısa vadeli hedeflere gelirsek bunlar da yapmanız gerekenler gözünüzde büyüdüğünde size yardımcı olacak çünkü adım adım gitmek 3 metre birden sıçramaktan çok daha kolay. Çoğunuzun korkulu kabusunu biliyorum: "Vize de dahil." Ve ne yazık ki ben hukuk fakültesinde vizenin dahil olmadığı bir sınav görmedim. Koca kitap, yüzlerce sayfa gözünüzde büyüyor da büyüyor, büyüdükçe kaçmak istiyorsunuz değil mi? İşte buna hiç gerek yok. Ne yapmanız gerekiyorsa bölebildiğiniz kadar bölün ve bunu liste halinde yazın. Dersleri konulara bölün, konuları alt-başlıklara bölün. Sonra da bütün bu listeyi günlere ayrıştırın. Bir anda ne kadar kolaylaştı değil mi, bütün yolunuzu rahatça görebiliyorsunuz. Alt-başlıklara kadar ayırdığınız konuları bitirdikçe çizin veya yanına tik atın. O ufak başarı hissi size devam etmek için gerekli motivasyonu sağlayacaktır. Çalışmanız gereken koca bir ders olduğunda asla bitmiyormuş ve hiç ilerlemiyormuşsunuz gibi gelir ama listenizdeki her bir maddeyi çizdiğinizdeki ilerleme hissi aynı zamanda stresinizi de azaltıcaktır. Bu benim yaptığım her işte kullandığım bir yöntem. Hatta aşağıdaki fotoğrafta ben okuldayken konuları nasıl defterime bölüştürdüğümü görebilirsiniz. Dikkat etmeniz gereken nokta bir güne koyduğunuz hedeflerinizin gerçekçi olması. Haddinden fazla yükleme yaparsanız başarısızlık hissi motivasyonunuzu düşürür. Bir güne sizi biraz zorlayacak ama başarabileceğiniz kadar hedef koyun.



3. Kelimelerin ve müziğin gücü.
Ders çalışma molalarımda bangır bandır dinlediğim bir şarkı vardı, Beyonce'nin Who Run the World (Girls.) şarkısı. Bu şarkının bana nasıl enerji verdiğini anlatamam. Bir de telefonumun ve bilgisayarımın duvar kağıdında, masamın önündeki panoda mutlaka beni etkileyen, motivasyon verici bir söz olurdu. Hemen aşağıya sizin için bir kaç örnek bırakıyorum, rica ederim ne demek. :D Ayrıca tumblrda studyblr adında bir topluluk var. Benim de orada studyblr olarak kullandığım bir hesabım vardı. Öyle güzel fotoğraflar koyuyorlardı ki ders çalışmaya heves geliyordu ve aynı zamanda çok güzel ipuçları ve tavsiyeler içeren yazılar vardı. Bir çok ülkeden insanla birbirimize destek olarak ders çalışıyorduk ve bu aynı zamanda ingilizceme de yararlı oldu. İnstagramda da @ninisdaily , @sibstudies , @sebsdiary , @coffeeandpsychology mezun olmuş olsam da hala büyük bir zevkle takip ettiğim hesaplar, mutlaka bakmalısınız diyorum.



4. Kendinizi ödüllendirin.
Ben  pomodoro tekniğiyle çalışırdım. Pomodoro tekniğine göre 25 dakika çalışıp,5 dakika mola veriyorsunuz ve bu yarım saatlik dilim 1 pomodoro oluyor. Her 2 pomodoro tamamladığımda 15 dakika mola veriyordum. 6 pomodoro sonunda ise kendimi izlemek istediğim dizinin bir bölümüyle ödüllendiriyordum. Ancak kısa süreli molalarınızda kendinizi uzun sürecek ve derse geri dönmenizi engelleyecek şeylerle ödüllendirmeyin. O güne koyduğunuz konularınız bittiğindeyse hiç bir vicdan azabı çekmeden oyun oynayın, dizi-film izleyin, resim yapın, dışarı çıkın, ne istiyorsanız onu yapın, bunu hakettiniz. Ayrıca pomodoro kullanmak zorunda değilsiniz. Günlük hedeflerinizin belirli bir miktarını tamamladığınızda kendinize ufak bir ödül vererek de bunu uygulayabilirsiniz.

Son olarak aynı yollardan geçtiğimden, aynı zorlukları çektiğimden size söylemek istediğim bir kaç şey var. Evet, zor. Ve zaten zor olması gerekiyor. Kolay olsaydı herkes yapardı ve o zaman adı başarı olmazdı. Zaten bütün güzelliği zor olmasında. Çalışmak, ileride hissedeceğiniz "daha iyisini yapabilirdim." pişmanlığından daha kötü değil. Kalkın. Ailenizi gururlandırın, düşmanlarınızı kıskandırın ve kendinizi tatmin edin. Kalkın, saçınızı toplayın, koca bir bardak su alın, masanızı temizleyin, kitaplarınızı alın, telefonunuzu kapatın, derin bir nefes alın ve başlayın.

You May Also Like

0 yorum