Sevgili Geçmişteki Ben...

by - Haziran 30, 2017



Sevgili çocuk ben, her zaman paylaşımcı ol. Bir gün o oyuncakların hiçbiri kalmayacak, girdiğin her markette düzinelerce çikolata bulabilirsin. Asıl kalıcı olacak olan şu dönemde edindiğin arkadaşların olacak. Tek çocuk olduğundan pek alışkın değilsin biliyorum ama hiçbir şeyini esirgeme kimseden, ömürlük dostlukların temelleri bu yaşlarda atılır. Ayrıca elindekilerin kıymetini bil. Her gün ailene üç tane Barbie aldırıp, üçünü de aynı gün içinde parçalamak zorunda değilsin.

Sevgili ilkokuldaki ben, arada bir 98 aldın diye dünyanın sonu gelmiyor. Her insan hata yapar ve bu kötü bir şey değil. İnan o hata yapıp sonrasında doğrusunu öğrendiğin şeyler çok daha fazla aklında kalıyor. Kusurların gözüne çok batıyor ve özgüvensiz hissediyorsun ama bir gün o kusurlarının seni özel yaptığını göreceksin. Hatta ellerindeki o uyuz olduğun çillerini bile seveceksin. Bir de hemen koşup Harry Potter’ın şu an bulunamayan veya bulunsa da servete satılan eski kapaklılarını satın al. Hatta üçer beşer al, şu an bayağı değerliler.

Sevgili ortaokuldaki ben, yaşıtların karşı cinsle ilgilenmeye başlamış olabilir. Bu tarz şeyler henüz ilgini çekmediği ve derslerini önceliğin yaptığın için sana inek muamelesi yapılsa da kendini sende yanlış bir şeyler varmış gibi hissetme. Onların da zamanı gelecek ki zaten şu an erken. Sende bir problem yok, arkadaşlarında da yok. Uyum sağlamak için kimse gibi olmak zorunda değilsin, uyum sağlamak için daha düşük notlar almak veya herkesin yaptıklarını yapmak zorunda değilsin. İleride çok farklı yerlere dağılacaksınız ve sen olduğun yerden daha mutlu olacaksın.

Sevgili lisedeki ben, her şeyi bilmiyorsun. Bunu kabul et. Dinlemeyi öğrenmelisin. Çevrendeki insanlar sana harika şeyler öğretebilir ve bu seni şu an olduğundan daha iyi bir insan yapabilir. Kimse çokbilmişleri, daha doğrusu çok bildiğini sananları sevmez. Sana yapılan her kötülüğe kötülükle cevap vermen gerekmez. Sadece gülüp geç. Bunların hepsi zaten geride kalacak ama en azından daha olgun, daha üstün taraf sen olmuş ol. Ayrıca hayatındaki en değerli arkadaşlarını şu dönemde edineceksin, kıymetlerini bil. Bu harika zamanlarını o kadar çok özleyeceksin ki, her bir anın tadını çıkar. "Ben hukuk istiyorum niye fizik öğreniyorum ya?!" diye isyanlardasın ve haklısın da, ilgini çekmeyen derslere çalışmak sana işkence gibi geliyor. Bir an önce üniversiteye geçip yapacağın mesleği, hayatında işine yarayacak şeyleri öğrenmek istiyorsun. Biraz daha sık dişini, hayallerinin bölümünü kazanacaksın ve şu anki derslerinden kat kat daha zor olsa da zevkle ders çalışacaksın.

Sevgili üniversitedeki ben, başına gelen her kötü şeye kendini paralama. Ok ne kadar geriye çekilirse o kadar ileriye atılır. İleride fark edeceksin ki aslında bütün o kötü olaylar seni tahmin bile edemeyeceğin kadar güzel şeylere yönlendirmiş. Her şey olması gerektiği gibi olmuş ve sadece sabretmen, dayanman gerekiyormuş. Her şeye bu kadar endişelenme, resmen hava güneşliyken ya yağmur yağarsa diye şemsiyeyle geziyorsun. O şemsiyeyi bıraktığında hafifleyeceksin. Ve derslerinin sağlığını bozmasına izin verme. Evet, okulun önemli ama kendin kadar önemli değil. Çok yorulduğunu biliyorum, tükendiğini biliyorum, kafan vücuduna ağır geliyor onu da biliyorum ama başaracaksın. Hukuk Fakültesini 3 yılda bitireceksin ve biter bitmez stajını başlatacaksın. Çok dert etme. Çık biraz dışarı gez, dünya masanın başından çok daha büyük.

Sevgili ben, hangi yaşta olursan ol sadece bulunduğun zamanın tadını çıkar. Geçmişten bugüne baktığında görüyorsun ki o zaman endişelendiğin şeyler ileride öyle ya da böyle hep yoluna giriyor. Kendini yıpratma, dolu dolu yaşa ve nefes aldığın her anın kıymetini bil.

You May Also Like

0 yorum