Kalpsiz - Marissa Meyer | Kitap Yorumu

by - Temmuz 07, 2017


Once Upon A Time izlerken ta en başlardan en sevdiğim karakterlerden biri Evil Queen’di. Hep derdim ki  “Ya kötü kraliçelerin de kendine göre sebepleri varsa?” Disney’in yeni nesil filmlerinden Maleficent’ı da bu yüzden çok sevmiştim çünkü bildiğimiz iyi-kötü şeklinde net olarak ayrılan karakterlere farklı bakış açısıyla bakılması hoşuma gitmişti. Gerçek hayatta kime saf iyi veya saf kötü diyebiliriz ki?

Kalpsiz’de Harikalar Diyarı’nın meşhur kelle uçurmaya bayılan Kupa Kraliçesi’nin nasıl olup da o kadar gaddar, kalpsiz hale geldiğinin hikayesi anlatılıyor. Catherine asil bir aileden olmasına rağmen tek isteği hizmetçisi ve aynı zamanda en yakın arkadaşı olan Mary Ann ile bir pastane açmak. Ancak muazzam tatlılarıyla istemeden de olsa kralın kalbini çalan Cath ile ilgili annesinin farklı planları var. Üstelik zaten Cath’in kalbi onu kraldan çok daha başka yerlere yönlendiriyor.



Bittiğinde kitap hakkında ne hissettiğim konusunda çok muallakta kaldım. Normalde 3 yıldız verdiğim kitaplardan daha çok eksiği olmasına rağmen yine de beğenmedim diyemiyorum çünkü. Tabii bunda trajedilere bayılmamın da etkisi var, Vadideki Zambak neden en sevdiğim klasik sanıyorsunuz? Öncelikle kitabın gereksiz uzatıldığını düşünüyorum. Bana en çok heyecan veren olayların neredeyse hepsi son 100 sayfada oldu ve oralara gelene kadar bir 400 sayfa aynı tarz şeyleri okumamıza gerek yoktu. Bu durum ne yazık ki birazcık kitabın elimde sürünmesine sebep oldu.  Öte yandan ana karakteri ne yazık ki sevmedim. Harika tatlılar yapmasının dışında bir özelliği yok bana sorarsanız. Bencil ve düşüncesiz olmasının yanında eyleme geçmek yerine sürekli şikayet etmeyi tercih ediyor. Biliyorsunuz ki kadınların kısıtlandığı bir dönemde bile geçse kitap, her zaman ipleri eline alan kadınları okumayı tercih ederim. Açıkçası bu kitaba bir lütuf olan Jest’in Catherine’de ne bulduğunu anlamadım. Jest sanırım bu kitaptaki en okunmaya değer şeydi. Ayrıca neredeyse gerçekleşecek her olay tahmin edilebilir şeylerdi. Kitapta hiçbir şey beni şaşırtmadı, sonunda bile olayların nasıl gerçekleşeceğini biliyordum ama yine de içimi cızlatmadı diyemem.

Kitapta çok çok sevdiğim Cheshire Cat, Mad Hatter gibi orijinal hikayeden tanıyabileceğimiz karakterler olmasını beğendim. Ayrıca Harikalar Diyarının o bildiğimiz absürtlüğünün ve garipliğinin başarılı bir şekilde yansıtıldığını düşünüyorum. Harikalar Diyarı gibi bir yerde yeni bir kurgu yaratmak her yiğidin harcı değil malumunuz.

Beğenmediğim onca şeyi olmasına rağmen ben okuduğuma pişman değilim. Dediğim gibi klasik hikayelere farklı bakış açılarını her zaman severim. Ve yorumumu telefon kabımda, bilgisayarımın duvar kağıdında, çeşitli sosyal medya sitelerindeki durumlarımda yazmasından anlayacağınız üzere çok sevdiğim şu sözle bitiriyorum: “We’re all mad here.”

You May Also Like

0 yorum