Batman New 52 Cilt 1 - Baykuşlar Divanı | Çizgi Roman Yorumu

by - Ağustos 07, 2017


Çizgi roman okumayı hep çok istiyor olsam da bir süre nereden başlayacağımı bir türlü bilemediğim için erteliyordum. Bir kahramanla ilgili çizgi romanlar 1’den başlayıp ileriye doğru tek bir çizgide gitmediği, farklı farklı serilerle, alternatif evrenlerle dallanıp budaklandığı için yeni çizgi roman okuyucularının en çok sıkıntı çektiği durumdur herhalde nereden başlayacağını kestirmek. İşte siz de benim gibiydiyseniz DC’nin New 52 serisi sizin için de biçilmiş kaftan çünkü New 52 ile DC evreni sıfırlandı. Bu sayede yeni çizgi roman okuyucuları rahatça gidip New 52 1. Cildi alarak okumaya başlayabiliyor.

İlk başta endişeliydim aslında, çizgi romanlarını okumamış olsam da Batman bütün filmlerini izlediğim, bütün oyunlarını oynadığım, hakkında bolca araştırma yaptığım ve çok sevdiğim, belki de en sevdiğim kahramandı çünkü. Dolayısıyla evren sıfırlanıp üstüne bir de daha önce görmediğimiz yeni bir düşmanla yeni bir hikâye olduğunu görünce onca Batman efsanesi çöpe mi gidecek diye korkmuştum. Ama gördüm ki Cilt 1 Baykuşlar Divanı belki de bir seriye yapılabilecek en iyi başlangıç olabilir. Yazar Scott Snyder ve çizer Greg Capullo öyle efsanevi bir iş çıkarmış ki bütün endişelerim okumaya başlar başlamaz yerle bir oldu.



“Gotham nedir?” sorusuyla karşılaşıyoruz başlangıçta. Suç oranıyla, tekin olmayan havasıyla, Joker, Two Face gibi bildiğimiz psikopat suçlularıyla tanımlayanlar var Gotham’ı ve bir de “Gotham Batman’dir.” diyenler var. Peki ya Gotham’ın bunlardan hiçbiri olmadığını ve kendilerine ait olduğunu düşünen, yüzlerce yıldır gölgelerden Gotham’ı yöneten eski bir örgüt varsa? Baykuşlar Divanı Gotham için bir şehir efsanesi. Ailesinin ölümünden sonra küçük Bruce da onların gerçekten biraz bozuk para ve bir inci kolye için öldürüldüğüne inanmak istemiyor ve ölümlerinin arkasında daha büyük bir sır arıyor. Bu işin arkasında Baykuşlar Divanı’nın olduğundan neredeyse emin olan Bruce çocuk haliyle derin bir araştırmaya girişiyor ancak bütün çabalarına rağmen eli boş dönüyor ve Baykuşlar Divanı’nın sadece eski bir efsaneden ibaret olduğunu kabulleniyor ta ki yıllar sonra yeni başkan adayı Lincoln March ile görüşmesi sırasında saldırıya uğrayana kadar. Batman inanmak ve inanmamak arasında bocalarken ortaya çıkan gerçeklerle siz de en az onun kadar şaşıracaksınız.

Öyle heyecanlı, gizemli ve sürükleyici bir olay örgüsü yaratılmış ki muazzam bir film olurmuş bundan diye düşündüm.  Çizimler zaten mu-az-zam. Batman ilaçlı su içtiğinde sayfaların da sanki onun kafasının içindeymişiz gibi dönmesi tarzında unsurlar insana gerçekten hikayeyi yaşattırıyor. Üstelik tam “cliff-hanger” dediğimiz şekilde öyle bir yerde bitiyor ki anında 2. Cildi elinize almak istiyorsunuz. Bu yüzden almayı düşünüyorsanız en azından ilk iki cildi birden almanızı öneririm, şahsen ben 4 cildi birden almış olduğuma çok mutluyum. Şu an Türkiye’de çıkmış 6 cilt var ve toplam 10 cilt olacak, sonrasında New-52 serisi bitiyor ve Rebirth serisi başlıyor. JBC Yayıncılık Rebirth’e yılbaşı civarında başlayacaklarını söyledi. Fasiküllerin bu şekilde toplu ciltler halinde basılmasının bize sağladığı kolaylığın yanında JBC Yayıncılık baskı ve kağıt kalitesiyle de harika bir iş çıkarmış. Çizgi roman kültürünün gittikçe geliştiği ülkemizde çorbada tuzlarının oldukça fazla olduğunu düşünüyorum. Yorumunu yapabilmek için bütün ciltleri tekrar okuyorum ve inanır mısınız hikaye o kadar kaliteli ki ilk seferki zevki aynı şekilde tekrar aldım. İki cilt birden yorumlarım diyordum ancak sanırım o kadar kısa yazmam mümkün değil, teker teker bütün ciltleri yorumlayacağım. Batman seviyorsanız ve nereden başlayacağınızı bilemiyorsanız New 52 serisini hemen sepete atın derim.

You May Also Like

0 yorum