Sahte Krallık - Leigh Bardugo (Kargalar Meclisi #2) | Kitap Yorumu

by - Ağustos 29, 2017


"Kargalar insanların yüzlerini hatırlarlar. Onları besleyen, onlara iyilik yapan insanları hatırlarlar ve onlara kötülük yapan insanları."

Bu kitabı bitirmeyi de yorumunu yapmayı da geciktirebildiğim kadar geciktirdim çünkü bu altılıyla vedalaşmaya hazır değildim, aslında hala değilim. Normalde çoklu perspektifle yazılmış kitaplardan pek haz etmem, takip etmesi daha zor gelir bana ve Kargalar Meclisi'ni okuduysanız biliyorsunuz ki bu seri 6 karakterin ağzından anlatılıyor. Leigh Bardugo nasıl yapıyor bilmiyorum ama hem hikayeyi 6 açıdan birden başarılı bir şekilde, hiç kopukluk olmadan aktarmayı başarıyor, hem de 6 karakteri birden umursatıyor, sevdiriyor. Bazı kitaplarda ana karaktere bile bağlanamayan ben, bir kitapta bu kadar karakteri birini diğerinin önüne koyamayacak kadar nasıl önemseyebiliyorum ve sevebiliyorum şaşıyorum.

Sahte Krallık büyük bir kitap, 624 sayfa az buz değil ancak bir sayfasında bile sıkılmadım. Tam anlamıyla bir rollercoaster gibiydi ve aksiyon, heyecan hiç durmak bilmedi. He türlü duyguyu tam kıvamında, ne eksik ne de fazla yaşattı. Zaten Kargalar Meclisi'nde bayıldığımız karakterler bu kitapta daha da geliştirilmiş ve bu yüzden bir kat daha benimsedim hepsini. Karakterlerin geçmişlerinin daha da derinlerine inildiği yerler belki de en sevdiğim kısımlar olabilir, o kadar iyi tanıyorum ki artık her birini sanki gerçekten varlarmış gibi hissediyorum.



Kitap Kargalar Meclisi'ni bıraktığımız yerden başlıyor. Wylan Kuwei Yul Bo'nun kılığına girmiş ve ekibimiz Inej'i kurtarıp intikamlarını almak zorunda. Koşulların en az geçen seferki kadar zor olmasının yanında bir de üstüne bu sefer kaybedebilecekleri şeyler çok daha değerli. Tabii spoiler olmaması için konu hakkında daha fazlasını söyleyemeyeceğim ancak zaten ne söylersem söyleyeyim bu kitaptaki macera düzeyini, aksiyonu ve ters köşeleri özetlemeye yetmez.

Seri olarak yavaş ve sindire sindire okunan kitaplar bence ama bitirdiğinizde bıraktığı tadı ben günümüz fantastik serilerinden çok çok nadir alıyorum. Serinin paçalarından litre litre kalite akıyor. Hem kapkaranlık bir şehrin içinde gülümsetebiliyor, hem de tam her şey harika diye düşünürken içinizi burkabiliyor. Serinin bittiğini kabullenemesem ve daha fazlası için kıvransam da sonu beni tam anlamıyla tatmin etti. Öyle bir son ki daha fazlasını istiyorsunuz ama tam da doğru yerde bittiğini biliyorsunuz. Yorumumu da şunu söyleyerek bitirmezsem olmazdı;

"Yas yok, cenaze yok."

Kargalar Meclisi yorumumu okumak istiyorsanız buraya tıklayabilirsiniz.

You May Also Like

0 yorum